Dert Bizde, Derman Ellerimizdedir

“Bin yıllık İslam kardeşliği” mantığı Türkiye'ye barış getirmez. Kürt ve Alevi sorunu eşit yurttaşlık ve eşit haklar ile çözülür. İnanç özgürlüğünün güvencesi 'İslam Bayrağı' değil; Laikliktir!

05 Nisan 2013 00:05
Dert Bizde, Derman Ellerimizdedir - Erdal Kılıçkaya

Türkiye'de yeni sivil anayasa yapılacak deniyor, Alevilerin adı bile geçmiyor.
Anayasa hazırlanırken toplumsal katmanlardan görüş alınır. Alevilerin görüşünü soran yok.

Oysa, Türkiye 21. yüzyılda evrensel değerleri taşıyan, dünyaya bu gözle bakan, Kürt sorununa kalıcı çözüm bulan, Alevilerin ve diğer inanç topluluklarının haklarına saygılı, bir arada yaşamayı kolaylaştıracak bir anayasa yapmalıdır.

Barış çok önemli, ama bunun arkasının gelmesi gerekir.
Barış demek yüzleşmeyi ve özürü de beraberinde getirir. Alevilere yönelik bu kadar katliamdan sonra, kendilerinden özür dilenecek mi ?

Barış unutmakla değil, yaşanmış acılarla yüzleşmekle kalıcı olur.
Barış süreci konuşulurken, aynı anda başkanlık sisteminin de sürecin bir parçası haline getirilmesi, AKP'nin barış konusunda ne kadar samimiyetsiz olduğunu gösteriyor.

Türkiye de ki bütün kurumlar tek bir merkeze biat eder hale getirildi. Bu sistemi kuran Recep Tayyip Erdoğan'ın nasıl bir başkan olacağını tahmin etmek zor değil. Bu kafadan demokrasi yerine, çıksa çıksa diktatörlük çıkar. Bu diktatörlüğün dini ve sunni ağır rengini şimdiden görmekteyiz.

İslami kesimin nasıl Allah aşkı ile yanarak boğaz kesen, Malatya'da olduğu gibi linç eden bir duruma geldiğini endişe ile izliyoruz.

10 yıldır iktidarda olan AKP Hükümeti ;

- % 10 seçim barajı,
- Terörle mücadele yasası,
- Siyasi partiler yasası,
- Faili meçhul cinayetler (17 bin « Faili meçhul » cinayet),
- Toplu katliamlar (Dersim, Zini, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Roboski),
- Demokratik bir anayasa hazırlığı, 
- Cemevlerine yasal statü,
- Zorunlu din derslerinin kaldırılması gibi konuları gündemine dahi almadı.

Bu can alıcı sorunlara çözüm bulmayanların samimiyetini tabiki sorgulamak gerek.

Türkiye de zengin-yoksul, kadın-erkek, Kürt-Türk, Alevi-Sünni, Müslüman-Gayrimüslüm, eşitsizliği var mı, yok mu ?

“Bin yıllık İslam kardeşliği” gibi inkârcı, asimilasyoncu, ırkçı, Türk-İslam Sentezi anlayışının sloganları ile artık kimseyi kandıramazlar. Bu tezden demokrasi ve kardeşlik çıkmaz. “Bin yıllık İslam kardeşliği” mantığı Türkiye'ye barış getirmez. Kürt ve Alevi sorunu eşit yurttaşlık ve eşit haklar ile çözülür. İnanç özgürlüğünün güvencesi 'İslam Bayrağı' değil; Laikliktir!

Aleviler tarihi unutanlara yeniden hatırlatıyorlar. Katledilen canların önünde saygı ile eğilmeye davet ediyorlar. Bunu da bütün mazlumlar adına yapıyorlar. 

Sorunlarının eşitlikçi ve özgürlükçü demokratik bir anlayışla çözüleceğini düşünüyorlar. Ateş düştüğü yeri yakarken, Aleviler artık içlerindeki korla daha fazla yaşamak istemiyorlar.

Sokrates « Kurtarıcı bekleyen toplumlar, kurtulmamayı baştan kabul etmişlerdir » der.

O halde ; « Dert Bizde, Derman Ellerimizdedir ». 

Erdal Kılıçkaya
Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Genel Başkanı
 
Kaynak :
Bu Haber 419 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin